
Dağlarla gökyüzü arasında bir ayna gibi uzanan İznik Gölü, Türkiye’nin en büyük sodalı göllerinden biridir ve yüzyıllardır şifalı özelliğiyle bilinir. Işıltılı suları yalnızca güneşi ve ayı değil, kıyılarında biriken medeniyetlerin yüzyıllarını da yansıtır. Göl kenarında oturmak, zamanın yavaşladığını hissetmektir. Belki derinliklerindeki minerallerden, belki de çağlar boyunca burada buluşan kültürlerin sessiz ahenginden… Havadaki dinginlik insanın ruhuna işler. Burada hayat yavaşlar, sessizlik anlam taşır ve ruh zamansız bir uyum içinde dinlenir.

İznik’in kalbinde yer alan Ayasofya, kentin katmanlı tarihini yansıtır. 6. yüzyılda Bizans döneminde kilise olarak inşa edilmiş, daha sonra II. İznik Konsili’ne ev sahipliği yapmıştır. Osmanlı fethinin ardından Orhan Gazi tarafından camiye dönüştürülmüştür. Bugün, Bizans ve Osmanlı miraslarının buluştuğu bu eşsiz yapı, ziyaretçilerine zamansız bir maneviyat duygusu sunar.





14. yüzyılda Çandarlı Halil Hayrettin Paşa tarafından yaptırılan Yeşil Cami, İznik’in en simgesel Osmanlı yapılarından biridir. Adını, duvarlarını ve minaresini bir zamanlar süsleyen göz alıcı yeşil çinilerden alır. Zarif tek kubbeli mimarisi, özenli taş işçiliği ve tarihî önemiyle erken Osmanlı döneminin mimari üslubunu yansıtır. Yeşil Cami, ziyaretçilerine dönemin ruhunu ve sanatsal mirasını hissettiren özel bir yapıdır.


Basilica of Saint Neophytos:
2014 yılında İznik Gölü’nün suları altında keşfedilen Aziz Neophytos Bazilikası, M.S. 4. yüzyıla tarihlenir.
Hristiyan azizi Neophytos’un anısına inşa edildiğine inanılan bu yapı, erken Bizans döneminin önemli ibadet yerlerinden biriydi.
Bugün, gölün yüzeyinden hâlâ görülebilen kalıntılar, ziyaretçilere İznik’in zengin manevi ve mimari mirasına dair nadir ve büyüleyici bir manzara sunar.


1332 yılında Orhan Gazi’nin oğlu Şehzade Süleyman tarafından yaptırılan Süleyman Paşa Medresesi, Osmanlı’nın ilk medresesi olarak kabul edilir. Sade ama zarif avlu düzeni, kubbeli öğrenci hücreleri ve küçük mescidiyle erken dönem Osmanlı mimarisi ve eğitim anlayışının ruhunu yansıtır. Günümüzde, İznik’in tarihini modern yaratıcılıkla buluşturan sergilere ev sahipliği yapan bir kültür ve sanat mekânı olarak yaşamını sürdürmektedir.

Roma döneminde inşa edilen ve daha sonra Bizans ile Osmanlılar tarafından onarılan Lefke Kapısı, İznik’in dört ana kapısı arasında en görkemli olanıdır. Mermer kabartmalarla süslenmiş anıtsal kemerleriyle bir zamanlar doğudan gelen yolcuları karşılayan bu kapı, bugün hâlâ İznik’in katmanlı tarihinin en etkileyici simgelerinden biridir. Roma mühendisliğinin inceliği, Bizans direnci ve Osmanlı mirası burada zamansız bir uyum içinde buluşur.


14.yüzyıldan kalma Nilüfer Hatun İmareti’nde yer alan İznik Müzesi, kentin köklü kültürel mirasını sergiler. Sultan I. Murad tarafından annesi Nilüfer Hatun adına hayır kurumu olarak yaptırılan yapı, erken Osmanlı mimarisinin zarif örneklerinden biridir. Bugün müzede Roma ve Bizans dönemlerine ait eserler, Selçuklu çinileri ve dünyaca ünlü İznik seramikleri yer alır. Ziyaretçilerine, bu zamansız kentin sanatsal ve tarihî katmanları arasında zengin bir yolculuk sunar.

İ.S. 2. yüzyılda, İmparator Trajan döneminde inşa edilen İznik Roma Tiyatrosu, Anadolu’nun en büyük antik tiyatrolarından biridir. Bir zamanlar 15.000’den fazla seyirciyi ağırlayan bu yapı, görkemli gösterilere ve imparatorluk törenlerine ev sahipliği yapmıştır. Depremlerle kısmen yıkılmış olsa da, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde farklı amaçlarla yeniden kullanılmıştır. Bugün ayakta kalan kalıntılar, Roma mühendisliğinin görkemini hâlâ yansıtır ve ziyaretçilerine antik çağla güçlü bir bağ kurma hissi verir.

İznik yalnızca bir şehir değil; yüzyıllar boyunca katman katman örülmüş bir medeniyetler mozaiğidir. Seyahatinize rehberlik edecek en önemli duraklardan bazılarını burada bulabilirsiniz. Roma’dan Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı mirasına; gölün güzelliği ve kentin sanatsal ruhuyla iç içe geçmiş bu yolculukta, her durak kendine özgü ve unutulmaz bir deneyim sunar.
Şehir Kapıları
Lefke Kapısı
İstanbul Kapısı
Yenişehir Kapısı
Göl Kapısı
Antik Eserler ve Kalıntılar
Roma Tiyatrosu
Antik Su Kemeri
Antik Akropolis
İznik Şehir Surları
Ayasofya (Orhan Camii)
İznik Çini Fırınları Kazı Alanı
Camiler
Ayasofya (Orhan Camii)
Yeşil Cami
Eşrefzade Camii
Hacı Özbek Camii
Süleyman Paşa Medresesi (ibadet mekânı olarak da kullanılmaktadır)
Müzeler ve Kültür
İznik Müzesi (Nilüfer Hatun İmareti)
İznik Kültür Müzesi
İznik Türk İslam Eserleri Müzesi
Türbeler
Şeyh Kutbuddin Türbesi
Yakup Çelebi Türbesi
Kırgızlar Türbesi
Hüdavendigâr Türbesi
Sarı Saltuk Türbesi
Halil Hayrettin Paşa Türbesi
Hacı Özbek Türbesi
Davud-i Kayseri Türbesi
Abdülvahhab Sancaktarı Türbesi
Süleyman Paşa Türbesi
Eşrefzade Türbesi
Mahmut Çelebi Medresesi
İsmail Bey Türbesi
Alaeddin Paşa Türbesi
Hacı Hamza Türbesi
Doğa ve Göl
İznik Gölü
Gün Batımı Seyir Noktaları
Sansarak Kanyonu
Tacir Kanyonu
Ünlü İznik Bağları
İznik Çinileri ve Sanat
İznik Çini Atölyeleri
İznik Çini Fırınları Kazı Alanı












